Başak’la röportaj o kadar zor gerçekleşti ki. Röportaj yapmamız gerektiğini söylediğimde yüzünü öyle bir ifade aldı ki sanki karşımda okul takımının kaptanı değil de Eczacıbaşı’nın kaptanı varmış gibi hissettim. O an “tamam röportaj yaparız; ama öncelikle boş vaktim var mı bakmalıyım” dedi. Anlayacağınız tipik bir sanatçı kaprisiydi yaptığı. Birkaç gün peşinde koştum ve sonunda kantinde ayaküstü iki üç cümle kurabildik.
Voleybol takımının bu yılki amaçlarından açıldı konu. Amaçları İzmir ili ve Urla ilçesi çapında olacak turnuvalarda okulumuzun adını duyurmakmış. Doğrusu onların bu amaçları takdire değer. Geçen yıl da olduğu gibi Anadolu Liseleri Turnuvası, Çandarlı Beach Volley, Yarım Ada Turnuvalarına ve Urla Liseler Arası Turnuvasına katılacaklar. Bu arada kendi izlenimlerimi anlatmam gerekirse Anadolu Liseleri arasında olan turnuvada gerçekten çok iyi rakipler var. Bu yüzden kızların işi zor. Bu kadar zor rakiplere karşı tabi ki başarıları var. Urla birinciliği İzmir çapında iki kere ilk sekizinci ve Çandarlı’da beşincilik gibi… Bu turnuvalara hazırlanırken haftada iki kez antrenman yapıyorlar. Melih Gürağaç öğretmenimiz onların en önemli destekçilerinden. Doğum gününde bile antrenmanda voleybolcularını çalıştırıyordu. Bu yüzden voleybolcu kızları ona minnettar.
Röportajın sonunu güzel Başak’ın anlattığı bir anıyla bitirmek istedim. Başak antrenmanda olanlardan bir kaçını anlattı. Bunlardan birisini paylaşayım istedim.
‘’Pasör pas kaldırır ve voleybolcu kızlarımızdan biri büyük bir hevesle gelir, adım alır, sıçrar ve top havadayken kendi yerdedir.’’
Okulumuzun voleybol takımına (Başak Kolat, Sera Kavacıklı, Ayça Okay, Burcu Tuncer, Ezgi Dağıstan, Gizem Kartal, Aysun Pınarbaşı, Elifcan Göktepe, Dilek Can ve Binnur Aytek) başarılar dilerim. Ayrıca canım arkadaşım Başak’a da çok teşekkür ederim, o iyi bir kaptan.